Canım Kadınlar, Caanım Kadınlar…

Bu yazıyı 3 yıl önce yazmışım, facebook hatırlattı. Ama nedense buraya koymamışım. Bence kalsın burada… Bir kadına destek, bir el olsun… Ne bileyim, belki çıkmazına ışık olsun, ya da biraz cesarete ihtiyaç duyanlara…

Canım kadınlar! Caanım kadınlar! Ülkemin, yaralı, mutsuz, yarım kalmış, hayatını “elalem ne der?” gölgesinde yaşayan, umutsuz kadınları. Dışı gülen, içinde fırtınalar kopan, yarasını içine kapatan kadınlar! İrinini içine akıtan kadınlar…

“Bekara karı boşamak kolay tabii” diyeceksiniz biliyorum. Fakat bir durun, bir düşünün. Mutsuz olduğunuz yerde durmayın canım kadınlar, sevdiğim kadınlar, gözünün yaşına yandığım kadınlar… Aklım almıyor bir türlü yıpranmanıza rağmen devam eden inadınızı. Kendinizden, özünüzden kaybetmenizi… içinizdeki ışığı söndürmenizi. Kalbinizde bir küçük kız çocuğu yaşarken, onu susturmanızı.

Kadınlar, canım kadınlar, sessiz çığlıklarıyla duyulmaktan korkan kadınlar… Durmayın değer görmediğiniz yerde… Durmayın sizi umursamayanların yanında… Ne eşiniz, ne dostunuz, ne ana-babanız… Durmayın fazla geldiğinizi hissettiğiniz yerde… Başınıza bir şeyler kakılıyorsa, uzaklaşın oradan… Kaçın.

Kadınlar, güzel kadınlar, yüreği yangın yeri kadınlar! Korkmayın sıfırdan başlamaktan… Hayat bu! Sıfırdan bire çıkmak da birden sıfıra inmek de, sonra tekrar çıkmak da güzel. Zorluklarına rağmen güzel! Bir umutla yeniden yola düşmenin hayali bile güzel…

Kadınlar, canım kadınlar, gözleri binlerce acı biriktiren kadınlar! Sizi siz olmaktan uzaklaştıranın yanında kalmayın… Canın gecenin bi’ vakti kahve mi içmek istiyor? Git! İç! O bulaşıkları yıkayasın yok mu? Yıkama! Küf tutsun eviye! Bırak askıda kalsın çamaşır! Bok götürsün evi! Azıcık kendini dinle. Ruhunu dinle.

Kadınlar, kardeşim kadınlar, arkadaşım kadınlar, ablam kadınlar, annem kadınlar! Gücün senin içinde! Yüreğin elinde! Üzme kendini! Yordurma yüreğini! Tükettirme ışığını!

Kadın! Teksin sen! Biriciksin! Eşin benzerin yok! Bir gülsen içten, güller açar avuçlarında… Yalvarırım sana kadın, ruhunu kara kuytulara saklama…Dibe mi vuracaksın illa! Vur! Vur! Ama dibe vurduğunda hızla yükselmeyi unutma!

Kelebek
10.10.2016
İstanbul