Tecavüz Kaçınılmazsa, Çeyizini Hazırla!

Okudum, anlam veremedim. Bir daha okudum, “çüşşş!” dedim. Arkasından klasik ben olarak küfürlerimi yağdırmaya başladım!

Ulan sizin gibi hakim ve savcıların senelerce okuyup da eskittiği sandalyeye, masaya; deftere kitaba ve hatta yazdığınız kaleme dahi YAZIK!

HSYK tarafından düzenlenen ‘yargının hızlandırılması ve sorunların tespit edilmesi’ amaçlı toplantılarda, pek sayın(!) hakim ve savcılarımız bazı önerilerde bulunmuşlar. Bazıları çok insancıl; protokoller imzalansın, buralarda savcı ve hakimler ücretsiz muayene olsunlar; cüppe tasarımları yenilensin; hakim ve savcılar psikolojik destek alsın” vs.. vs… Ama bir kaç konu var ki, hah işte benim tepemi attıran da o bir kaç konu!

Biri 15 yaşından küçüklere karşı işlenen cinsel ilişki suçlarında rıza durumu varsa ceza miktarının düşürülmesi. Şimdi, 15 yaşından küçük, kaç yaşından büyük olacak o çocuklar, rıza gösterebilmek için. Kız çocuklarla erkek çocuklar arasında bir yaş farkı olacak mı bu rızaen durumlarında? 7-8 yaşındaki çocuk nereden bilecek, cinsel ilişkinin ne olduğunu da rıza gösterecek? Hadi bildi diyelim, daha 2 sene önce 17 aylık bebeğe tecavüz edilmedi mi? Onun rızasıyla mı oldu o tecavüz, ne yaptı bebecik, uyurken kolunu çok mu şuh attı yan tarafa? Tecavüz cezaları arttırılsın, ağırlaştırılsın derken, tabiri caizse bir taraflarımızı yırttık, yırttık da ne oldu?

Ayrıca adli tıp tarafından verilen rapora da takmışlar, daha hızlı alınsın diye o rapor, ruh sağlığının bozulup bozulmadığına bakmayalım, sadece beden sağlığının bozulup bozulmadığına bakalım demişler. Burada söyleyeceklerim var işte!

11 yaşındaydım, anneannemin evinden sadece üç apartman aşağıda, arkadaşımın oturduğu binanın önünde duruyorduk. Yanımızda bir banka, bankanın önünde sıra bekleyen insanlar. Orospu çocuğunun bir tanesi, tam önümde, belli ki çok gurur duyduğu cinsel organını çıkardı pantolonunun fermuarını açarak. Arkadaşıma eve çıkmasını söyleyip ben de anneannemin evine döndüm. Çocuk aklımla kimseye de bir şey söylemedim. İlkokul 5. sınıf öğrencisiydim ya hu! 3 gün sonra okulun hemen karşısında her sabah alışveriş yaptığım pastahanenin önündeydi! Yine kimseye bir şey söylemedim. Bir hafta sonra, yine anneannemin evinden çıkıp, kendi evimize dönecektik, ben beş dakika kadar erken indim çöpleri atmak için, adam apartmanın tam karşısında duruyordu. Ben nereye gidersem o tarafa gidiyordu o da… Korktum,  o kadar çok korktum ki, en başında yapmam gereken şeyi yaptım, koşa koşa apartmana girdim, anneannemin evine çıkıp, “anneme biri beni takip ediyor!” dedim. Anneannemin evinin bulunduğu apartmanda 2, etrafındaki apartmanlarda da birer siyasi parti bürosu bulunduğundan, hem apartman hem de etraf sivil polis kaynıyordu. Annem polislerden birine söyledi. Bina kapısından çıkmadan önce adamı gösterdim, kapıdan çıkıp biraz yürüyecektim, beni takip edip etmediğine bakacaklar ve takip ederse yakalayacaklardı polisler. Çıktım, titriyordum yürürken, adam beni takip etmeye başladı. Annemle sivil polislerden birinin de hemen arkamdan çıktıklarını duydum ama adam onları görünce kaçmaya başladı.

Sonunda bir ara sokağa girdi ve caminin içinde yakaladılar onu. Karakoldaki ilk ifadesinde, kaçırıp evlenecektim, demiş adam. İnanabiliyor musunuz? Temiz bir dayak yediğini biliyorum, ama sonrasında savcılık tarafından serbest bırakıldı. (Nedenini bilmiyorum, üstünden 17 yıl geçmiş) Ama o geceden sonra ne oldu biliyor musunuz? Ben çok uzun bir süre bakkala dahi yalnız gidemedim, sokakta gördüğüm kel adamlardan hep korktum, karanlık bir odada tekrar uyuyabilmem 4 yılımı aldı, evimizden taşındık, bir süre okula polis gözetiminde gidip geldim. Sokakta gördüğüm ve kahverengi pantolon giyen her adamı o zannettim. Şimdi bu olayda, benim bedenim her hangi bir zarar görmedi, adam saçımın teline bile dokunmadı ama ben hiç zarar görmedim mi? Hiç zarar görmemişsin diyen, siktirsin gitsin!

Son olarak ki bu en bombası: Kaçırılan ve alıkonulan, tecavüze uğrayan kadının tecavüzcüsüyle evlenmesi durumunda koca hakkında (ne kocası aq, tecavüzcü) cezanın ertelenmesi. Ne olacak yani şimdi? Kızları tecavüze uğrayan aileler, konu komşuya çikolata mı dağıtacak? “Eh kızımız tecavüze uğradı, nişanlı sayılır artık?” mı diyecek! Kızcağız da çeyizi için dantel örmeye mi başlayacak?

Ne yapıyor bu HSYK? Fatmagül’ün Suçu Ne adlı salak diziyi mi izliyor boş zamanlarında?

İşin komik tarafı, bu önerileri neden sunuyorlar biliyor musunuz? İş yükleri azalsın diye!?! Ya hu çözebildiğiniz ne var ki? İşinize gelmeyen dosyanın hiç açılmamasına kadar veren de siz değil misiniz zaten? (Bkz: Gerçekler Acıtır dizisinin yazılma nedeni) Ergenekon davasında hiç bir suçu ispatlanmamış insanları içeride tutan da siz değil misiniz? Hangi işin yükünü hafifletmekten bahsediyorsunuz?

Size son sözüm, kısa

ve öz!

HassSiiYkKtiriniz!

Sinirlerimle…

Kelebek

Telaşa Mahal Yok! Döndüm :)

 

Selamlar,

Önce TTNet’in sonra da bilgisayarımın yaptığı şakalar bitti ve ben geçtiğimiz hafta, beş yıllık emektar laptopuma kavuştum. Dolayısıyla, yazamadığım tüm yazılar aklımda… Çarşamba gibi yavaş yavaş, buradan paylaşmaya başlarım diye düşünüyorum.

Merak edip yolladığınız mailler için teşekkürler.

Yaşıyorum, nefes alıyorum, bir sorun yok… 🙂

Görüşmek üzere…

 

Sevgiler..

Kelebek…