darbeyi yedigimde…

Israfil sur borusunu üflüyor sanmıştım, kulağımda öyle bir gürültü… Yer ayaklarımın altından kaydı, taş taş üstünde kalmayacak sandım – keşke kalmayaydı-… Tek kişilik kıyametti; tek kişi kaldım.
Kan bürüyor gözünü; ölüm diliyorsun. “Yüreğin yüreğime ihanet etti, öl!” diyorsun. Ne öldürüyorsun, ne ölüyorsun; sadece kendi ömründen yiyorsun… Öfke dinince, hüzün başlıyor… Gözyaşın paramparcça yüreğe akamıyor… Canın acıyor ve hiç bitmeyecek sanıyorsun. “Bu acıyla tükeneyim” diyorsun, tükenmiyorsun.
Aklin, vicdanin ve yüreğinle aklayamıyorsun; bembeyaz sayfanda simsiyah bir leke bırakıyor… Sonra ne oluyorsa, birden bire oluyor; kaskatı kesiliyorsun. Tepkilerin azalıyor, hissiyatın zayıflıyor… Soyutluyorsun kendini yaşananlardan, kendi içine dönüyorsun; setini çekiyor, barikatını kuruyorsun.
Sonra…Sonra hiç tanımadığın bir sen kalıyor senden geriye…  
Usanıyorsun…
Kendinden yoruluyorsun…
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: